Lüks ve ihtisam icinde büyüyen Melek, babasina meydan okumasinin ardindan kendini Karadenizin dag köyünde ögretmenlik yaparken buldugunda kaderin ona sarsici bir sürprizi vardir.
Yillar önce acimasizca reddettigi silik ve sessiz bir genc olan Tahirin simdi karsisinda Firtina lakabiyla daglari kasip kavuran bir yüzbasi olarak durmasi tüm dengeleri altüst eder. Yikim Timinin heybetli komutaninin gözleri Melekin hatirladiginin aksine buz gibi soguk ve acimasizdir.
Aralarindaki catisma kisa sürede tirmanarak yerini inkar edilmesi imkansiz bir cekime birakir. Karadenizin hircin dalgalari ve samimi insanlariyla Melekin sinandigi bu yeni düzen, gülümsetecek bir savrulusla yüreginin hikayesini Karadenizli bir adamla yazacagi sicacik bir yolculuga dönüsecektir.
Yürek mevzilerinde sipere yer yok be, Ögretmen Hanim.
Düstügün an esirsin.
Ben de esirim artik,
Hem Karadenize hem bir cift ela göze